Roma`da yasam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Roma`da yasam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Aralık 2010 Perşembe

Roma turistlerine oneriler


Uzun zamandir yazmayi planladigim Roma ve Turistlere oneriler yazimi sonunda yayinlayabiliyorum.Uzatmadan bolge bolge basliyorum:
Monti
Roma’nin en karakteristik, en sirin bolgelerinden biri. Cok fazla turstik de degil, bilinmediginden de tabi, ama her yere yurume mesafesinde gercekten. Monti de gidilecek meydanindaki bar var, hem aksamlari cok keyifli oluyor hem de yemekleri hafif ve guzel. Eger cabuk bir ogle yemegi isterseniz iyi bir salata, corba yada pizza yiyebilirsiniz. (l Covo, Via del Boschetto 91, tel. 064815871)
Via Nazionale
Via Nazionale’nin bir ucu Piazza della Repubblica diger ucu Mercati di Traiano (http://www.mercatiditraiano.it/) Piazza della Repubblicanin ortasindaki cesmenin arkasinda kucuk bir kilise var ona girmeyi unutmayin. Bu meydanda metrodan inip asagi dogru via nazionale uzerinde yururken solunuzda kalacak Castroni’de bir kahve molasi verebilir, icini de keyifle gezebilirsiniz. Asagi dogru yururken yolun sonunda mercati di Traiano muzesini goreceksiniz. Bence Roma'nin en keyifli muzelerinden biri. Roma daki Forumlari ve Pazar yerlerini anlatan video’yu da mutlaka izlemenizi oneririm, ortalikta gordugunuz tas yiginlarini eski haliyle gozunuzde canlandirabilmenizi sagliyor. Shop’un da da basarili bir kac kitap bulabilirsiniz Romayi eski haliyle gorselleyen.
Testaccio
Geleneksel Roma mutfagi oldukca agir ve domuz agirlikli bir mutfaktir.Genel olarak butun geleneksel Roma restoranlari Testaccio’da bulunuyor.(en azindan benim bildiklerim) Domuz yemiyorsaniz ozellikle sormanizi tavsiye ederim, menuden anlasilmiyor olabilir cogu zaman. Geleneksel Roma mutfaginin benim bildigim yemekleri (domuzsuz olanlari sectim)
  • Coda Alla Vacinara: Dananin kuyrugundan yapilan et yemegi, bunda domuz yok, yiyenler cok guzel oldugunu soyluyor, kulaga hos gelmese de. Roma’nin en eski lezzetlerinden biri.
  • Pasta ai ceci: Bucatino’da sadece Cuma aksamlari yapiliyor ama bir cok yerde yenilebiliyor. Kabaca nohutlu, adacayli makarnali yogun corba.
  • Pasta caccio e pepe: iki cesit peynir karisimi ve karabiber soslu ev yapimi spaghetti tarzi makarna.
Ben Testaccio’ya yakin oturdugum icin bir liste hazirlamistim, asagidaki linkten detaylari alirsiniz. Ben size kisa zamaniniz var ise ve Testaccioya gitmeyi secerseniz Bucatino’yu oneririm. http://oykuyener.blogspot.com/search/label/Restoranlar
Campo di Fiori
Burda hatirladigim kadariyla her sabah pazar kuruluyor. Enteresan ev yapimi makarnalar ve peynirler bulunabiliyor. Cok renkli makarnalardan icerikleri naturel olmadigi surece almanizi pek tavsiye etmem, zira hic bir italyan o makarnalari evine sokmaz. Pancar, domates, ispanak gibi dogal yontemlerle renklendirilenler fena olmuyor sadece. Campo di Fiori civarlarinda meydanda bir cok restoran goreceksiniz. Hicbirinde kotu yemek yenmiyor ama kisa zaman gidildiginde vakit kaybedilecek yerler degiller. Oturup bira yada sicak sarap icilebilir. Meydan da goreceksiniz hemen bir sarkuteri var. Burdan alip yaninizda goturmek isterseniz peynir, salam sucuk, mozzarella, prosciutto filan alabilirsiniz. Prosciutto domuz iceriyor, ama probleminiz yok ise “prosciutto crudo ben stagionato” isteyin (cig ve uzun zaman bekletilmis demek) ve mutlaka deneyin. Mozzarella buffalo sutunden yapilir ve cok kisa dayanir, o yuzden gununde yada ertesi gun en fazla tuketilmesi gerekir. Iyi mozzarella tatmak isterseniz mutlaka bir sarkuteriden almaniz gerekir. Hicbir supermarkette iyisini bulamazsiniz. Ya da tabi bazi restoranlar iyisini bulundurabiliyor.
Roma’ya ozel en meshur peynir olarak pecorino ornek gosterilebilir. Bu peynir turunun adidir ve alacaginiz yerlerde binbir cesidini bulabilirsiniz. (tazesi, eskisi, tutsulenmisi vs..) en iyisi sarkuteri de tatmak ve ona gore zevkinize gore almak.
Campo di fiori civarlarinda Roscioli diye bir firin var. Burasi romanin en eski firinlarindan biri. Yururken acikirsaniz girip dilim pizzalarindan yiyebilirsiniz. Tabi ekmekleri kekleri de unutmamak lazim . Iceri girince insan kendini bir kaybediyor. Noel zamani ozellikle degisik cesitler bulabilirsiniz. Bu firin cok zengin olunca hemen iki adim otesine de daha luks bir sarap evi acmis. Aksam yemegi icin uygun olabilir. www.salumeriaroscioli.com.
Piazza Navona
Piazza Navonanin hemen arkasindaki sokakta Cul de Sac sarap evi var. Benim en cok keyif aldigim yerlerinden biri Roma'nin. Ic dekorarasyonundan saraplarina ve yuzlerce cesit peynir cesitlerine kadar herseyiyle kacirilmamasi gereken bir yer. http://www.enotecaculdesac.com Rezervasyon kabul etmiyorlar ama onceden ararsan sira numarasi veriyorlar. Ben butun arkadaslarimi mutlaka bir buraya bir de Bucatino’ya gotururum mesela.
Via Del Corso ve Spanish Steps (Piazza di Spagna)
Via del corso Roma’nin en hareketli ve meshur alisveris sokaklarindan birisi. Basi Piazza Venezia’da sonu da Piazza del Popolo’da. Bu sokagi dikey kesen bir suru de sokak var birbirinden guzel. Benim tavsiyem basindan sonuna kadar yurumeniz sonra da ara sokaklara dalmaniz. Via Condotti o civarin en luks dukkanlarinin bulundugu en sosyetik sokaklarindan birisi. Sokagin sonu da Piazza Spagna’ya cikiyor. Piazza Spagna’ya gelmeden once solunuzda Cafe Greco’yu goreceksiniz. Bu da Romanin en antik cafelerinden biri. Bana gore icini gorup cikmak yeterli, hicbirseyi aldiklari parayi karsilayacak harikuladelikte degil. Ama bir kahve molasi icin uygun olabilir yine de. http://www.anticocaffegreco.eu/index.php
Via Frattina, Via Condottinin iki yan paralelinde guzel dukkanlarin oldugu bir sokak. Bu sokak uzerinde de yine Castroni'nin ufak bir subesi bulunuyor. Sokagin ispanyol meydanina dogru solunda ise Lazio Bolgesinin Sarap Evi bulunuyor. Buranin yemekleri de cok guzel ancak cok onceden rezervasyon gerektiriyor. Roma’nin daha dogrusu Lazio bolgesinin bana gore saraplari cok matah degil italyanin diger bolgelerine gore ama burda basarili birkac sarap deneyebilirsiniz. Palatium Enoteca Regionale del Lazio, http://www.tripadvisor.com/Restaurant_Review-g187791-d783323-Reviews-Palatium_Enoteca_Regionale_del_Lazio-Rome_Lazio.html
Haritanizdan bakarsiniz tabi bu bahsettigim ara yollardan birinde ask cesmesi de var:)
Bir de benim arkadaslarimla alisverise ciktigimda mola verdigim bir restoran bar var ispanyol meydanina cok yakin: Shaki Wine Bar: 29/a, Via Mario de Fiori, Rome. Salatalari cok basarili, disarda oturup sarabini icebiliyorsun. Fiyatlari konumu sebebiyle biraz tuzlu. Salatalarin yaklasik fiyatlari 15 euro civari.
Buraya kadar hep via del corso'ya Piazza Venezia’dan girdiginiz varsayimiyla yolun sag tarafinda bulabileceklerinizi anlattim.
Piazza del Popolo
Bu meydanda Roma icin onemli kiliselerden biri var. Chiesa di S. Maria del Popolo. Kilisenin onemliligi icindeki resimlerden geliyor. En onemlisi Caravaggio’nun tablosu. Mutlaka bir girip cikin.
Pantheon, Piazza Navona
Bunlar da via del corsonun solundaki ara sokaklara girip cikarak gidilen yerler. Artik bunlari guide’inizdan okur bulursunuz. Rehberlerde zaten yazan yerleri buraya yazmiyorum gerekmedikce.
Piazza Augusto Imperatore & Museo dell’Ara Pacis
Bu meydan’da via del corsonun sonuna dogru sol tarafta kalan guzel bir meydan. Bir cok restoran var, ama bence en keyiflisi www.gusto.it. Restoran bir komplex gibi, pizzaci kismi, sarap evi kismi, trattoria kismi , bir de mutfak malzemeleri ve kitap satan sirin mi sirin bir dukkani var.
Pizzaci tarafinin karsisinda Ara Pacis muzesi var. Icinde antik bir lahit var. Sakin para odeyip icine girmeyin camekandan yeteri kadari gozukuyor. Alt katinda guzel sergiler olabiliyor, eger ilginizi cekecek extra birsey olursa para odeyip girin yoksa dedigim gibi hersey camekandan gozukuyor.Ben Ara Guler'in Eski Istanbul sergisini burda izlemistim:)
Trastevere
Trastevere’yi unutmak olmaz. Burasi Roma’nin en canli, gece hayatinin hizi en yuksek yerlerinden biri. Aslinda bircok restoran var. Benim gittiklerim arasinda en karakteristik olani http://tavernademercanti.blogspot.com/ Taverna dei Mercanti. Pizza ve et agirlikli daha cok mutfagi ama ic design’I gercekten cok basarili.
Genel Bilgiler
Italyada genel olarak dikkat etmeniz gereken bazi seyler var:
  • Mesela, hicbir italyan sabah kahvaltisi haricinde capuccino icmez:) Benim gibi aksamustu icmeye kalkanlara da ters ters bakabilirler.
  • Yemek saatleri bellidir, o saatler disinda restoranlardan sizi mutfak kapali diyerek geri yollamalari mumkundur. Ogle yemekleri 12:30-14:oo arasi yenir bu saatler disinda servis yapmazlar, aksam yemekleri 20:00 ila 22:00 arasinda yenir, bu saatten once ve sonra girdiginiz yerlerde servis alamazsiniz. Kuzeyde ozellikle daha sikidir bu kurallar, Roma yine birazcik daha esnek olabiliyor bazen. Bunun disinda sandwich filan yemek isterseniz orda problem yok.
  • Cantalariniz, cuzdanlariniz.. Ozellikle kalabalik alanlarda, metrolarda.. Kuzeyde daha az karsilasilir.
  • Supermarketler cok turistik yerler haricinde pazarlari kapalidir. Yiyecek satan yerler de genelde kapanir. Misal ekmek isteseniz Pazar acik firin bulamazsiniz.
  • Cafelerde kahvenizi ictikten sonra keyif yapip dergi filan okumak pek alisagelmis birsey degildir. Kovulmaktan beter olabilirsiniz.
  • Ozellikle kuzey tarafinda bir restorana girerseniz mutlaka garsonun size yer gostermesini bekleyin, yoksa sizi saygisiz olarak nitelendirip beklemediginiz kabalikta davranabilirler.
  • Ozellikle kuzey tarafinda aksam yemeginden once alinan aperatifler cok onemlidir. Arkadaslar saat 19:00 civarinda barlarda bulusur, aperatif ickilerini icer ve sonrasinda yemek yemeye giderler. Bazen de happy hourlar gibi fix bir para odeyip hem ickisini icip hemde birseyler atistirip aksam yemegini oyle gecistirirler.
  • Aldiginiz otobus ve metro biletleri genel olarak 75dk gecerlidir. Hemen atmayin. Sehrine gore bu sure degisir ve biletin uzerinde belirtilir. Roma da bir bilet bir defa metro da sinirsiz olarak da otobus ve tramvaylarda 75dk gecerlidir ve fiyati 1 eurodur.Otobuslerde biletlerinizi sari makinalara yazdirmaniz gerekir.
  • Otoyollarda “Autogrill” adiyla dinlenme tesisleri bulunur. Buralarin yemekleri oldukca basarilidir, yol boyunca acikirsaniz pastasindan etine kadar gonul rahatligiyla yemek yiyebilirsiniz.

7 Temmuz 2010 Çarşamba

Luglio Suona Bene - Cavea Konserleri




Roma'nin hic sevmedigim en sicak, en turistik iki ayi temmuz ve agustos.
Haziran sonu ve Temmuz ayi icerisinde yapilan Luglio suona bene festivali acik hava da yapilan konserlerin en zengini oluyor her sene. Bu sene ki etkinliklerden en onemlileri bana gore, Norah Jones, Simply Red, Mark Knopfler ve Buena Vista Social Club.
Is programim sebebiyle sadece Buena Vista'ya bilet alabildim bu sene. Konser Cavea'da Auditorium'um orta yerine kurulan platformda gerceklesti. En son 2000'de Buena Vista'yi Istanbul'da Harbiye acik hava tiyatrosunda Compay Segundo daha yasarken izleme sansim olmustu. Muhtesem bir konser olmustu.
Gecen haftaki konser itiraf etmeliyim ki Omara Portuondo cikana kadar hayal kirikligiydi. Alisilan Compay Segundo, Ibrahim Ferrer performanslarindan sonra, tam artik Buena Vista bitmis derken, sahneye 80 yasinda oldugunu tahmin ettigim Omara Portuondo havai fisek gibi girdi ve birden sahne aydinlandi, o ana kadar sigarasini yuzumuze ufleyen, sakin sakin birasini icen, yuksek sesle sohbet eden, zaman zaman sen kahkahalar atan Roma ahalisi uyandi, ayaklandi ve hatta dans etmeye basladi e bir de bir zahmet sustu.
Italyanlarin konserleri, sinemayi sindiris tarzi beni her zaman sasirtmistir zaten. Konusmadan duramiyorlar, kendilerini engelleyemiyorlar.. Sinemalarda hasir husur posetlerden cips yiyorlar, ne mutlu ki hala kapali mekan konserlerinde ses cikartan yiyecekler satmiyorlar, icecege su disinda izin vermiyorlar. Bir de film bittikten sonra bizde ki gibi aninda kalkip salonu terketmiyorlar, son yazi perdeden silinene kadar yerlerinde oturuyorlar..
Acik hava konserlerini bir o kadar sevmeme ragmen insanlarin neden kendilerini bu konserlerde bu kadar rahat hissettiklerini hic analayamayacagim sanirim. Sanki konser izlemeye ve dinlemeye degil de, sohbet etmeye, biseyler icip yemeye, bol sigara icmeye ve arada da konsere bakmaya gelmis gibiler sanki..Iki hafta once Istanbul Acik Hava'da "Troya"yi yagmur altinda 2. defa izledim. Harika bir performans.. Yanimizda oturanlar gosterinin basindan sonuna kadar yagmura da aldanmadan durmaksizin cekirdek citlattilar. Ve bu ne yazikki ilk degil, ayni seyi jazz konserlerinde yapanlar var. Konsere ya da gosteriye bakmaya gelen vatandaslar.. Konseri dinlemek kavramina ne oldu? Bu kadar para verip konsere bakmaya ve cekirdek citletmeye gelen ey ahali... Dinlemeye gelenlere yazik degil mi? Sizin paraniza yazik degil mi?? Acik Hava'da cekirdek satilmasi da nerden cikti? Sanirim bir daha uzun bir sure acik hava konserlerine katilmayacagim.



25 Mayıs 2010 Salı

2 gunde yuruyerek Roma

Haftasonu sonunda gelmeyi basarabilen cocukluk hatta bebeklik arkadasim ve sevgili esi ile siki bir Roma turundan fotograflar..

insallahhİki günlük Roma turumuzun ilk durağı Colosseo oldu. Colosyum’un içine ben daha önce hiç girmemiştim, dışarıdan ihtişamı o kadar büyük ki içinde bunu gölgeleyebilecek bir seyler olacağını tahmin etmiyordum. Bilet kuyruğunda saatlerce beklemek de ayrı bir konu tabiî ki.
Bu defa sag olsun arkadaşımızın ısrarı ile bahçede İngilizce rehberlik teklif eden bayandan 2 saatlik Colosseo + Fori Imperiali turu aldık. Colosyum’un normal bilet bedeli 13 Euro iken biz kişi başı 25 Euro ödeyerek rehber hizmeti de almış olduk. Rehberimizin İngilizcesi, aksanı ve anlatisindaki basarî beni gerçekten şaşırttı. Sonuç olarak 1 saate yakin bizi gezdirdi ve içinde olayların eskiden nasıl geliştiğini anlattı. Çok basarili fotoğraflar çektim, çok mutlu oldum. Tek sorun çok sıcak olması ve içeride günesin altında baygınlık gelmesi. Bir de memleket bizim gibi uyanıklarla dolu değil, içeride su veriyim mi abla diye sucu çocuklar yok, hep birlikte üçümüzde kuruduk içeride resmen. Colosseo turunu tamamladiktan sonra 45 dakika gibi bir bekleme suresi koyunca araya rehberimiz zaten 2 gün gibi az bir suremiz olunca Fori Imperiali kısmını tek başımıza yaptık. Colosseo dan Piazza Venezia’ya doğru yürüdük ve daha sonra Via Nazionale’nin girişinden Montiye doğru sapıp Monti sokaklarını dolaşıp bir de meydandaki “Bottega del Caffè” de salatalarımızı yedik. Monti’den Repubblica meydanına doğru Via Nazionale’den yürüdük, meydandaki meşhur kiliseyi gezdikten sonra metro’ya binip Vatikan’a doğru gittik.
Vatikan’da en son gittiğimde olduğunu hatırlamıyorum ama bir takim kıyafet kuralları konulduğunu gördüm. Askılı kıyafet olmayacak, erkeklerde şort olmayacak filan gibi. Kontrol için sıramızı bekledikten sonra kilisenin içini gezdik, Capella Sistinayi atlayarak yorgunluktan bayılmış bir şekilde kendimizi eve attık.Aksam Campo da Fiori’deki balık restoranımız “San Lorenzo”ya (http://www.ilsanlorenzo.it (pesce) gidip afiyetle yemeklerimizi yedikten sonra Piazza Navona’ya yürüdük.Piazza Navona ve çeşmede birkaç fotoğraf ve çevreye bakınmadan sonra yine baygın ama mutlu bir şekilde evimize donduk.
Ertesi gün sabah normal bir saatte uyanılıp bu defa Via del Corso’dan başlayıp ask çeşmesi, Via Condotti, Piazza Spagna, Piazza F , ve via del corsonun paralelinden yürüyerek A ve son olarak da Pantheon ziyareti ile 2 günlük gezimizi aksam yemeğini esimin hazırladığı süper yemekleri yiyerek tamamladık. Elbette Roma’da görülecek daha çok fazla şey var, acık hava müzesi gibi bir yer. İki günde çok erken uyanmadan cook geç yatmadan yapılabilecek mantıklı bir geziydi bizimki. Birlikte olmaktan ve birlikte gezmekten çok zevk aldım canlarım yeniden gelin inşallah.

10 Mayıs 2010 Pazartesi

Roma Dondurmasi


Oncelikle verilecek bilgi, Roma dondurmasinin Turkiye'deki ununun Italya'da kesinlikle bilinmedigi ve aslinda gercek olmadigi. Italya'da Roma dondurmasi diye bir konsept ne yazikki yok.
Haftasonu ne yapalim ne yapalim diye dusunurken, gastronomik kesif turlarimizdan birini daha gerceklestirmeye karar verdik ve haftanin konusunu dondurmadan yana sectik. Hava sicakligi da bizi destekledi sansimiza.
Kitaplardan intenetten arkadaslardan toparladigimiz bilgiler isiginda daha once hic ugramadigimiz Vittorio Emanuele bolgesine (nami deger cin mahallesi) dogru Gelateria Giovanni Fassi'yi hedef alarak ilerledik. Burasi Roma'da en iyi dondurmayi yapan iki yerden biri olarak aniliyor. Hatta bu dondurmaci en eski olanlarindan.

Termini'den cin mahallesine dogru yururken Roma'nin hic gormedigim bir yuzunu gormus oldum ve sok oldum. Sokaklar Cinli, Rus, Slav ve daha memleketini bilmedigim bir cok insan ile doluydu, cogu sarhos, cogu yerlerde, bir cogu kaldirimlarda sohbette..

Ellerinde dondurmalar yaklasan insanlari gordukce dogru yolda oldugumuza anladik. Dondurmaciya geldigimizde yaklasik 15 dakika odeme kuyrugu, 10 dakika da dondurmalarimizi alabilmek icin bekledik. Sonuca gelirsek buyuk bir hayal kirikligiydi. Roma'nin bir cok yerinde cook daha guzel ve naturel dondurmalar yedim defalarca.

En basarilisi bence hic suphesiz "Il Gelato" (Il gelato - viale aeronautica) Internet sitesini bulamadim ama kendilerine bir facebook sayfasi acmislar. Eur'da bulunan bu dondurmaci yaklasik 100 cesit dondurmayi naturel bir sekilde hazirliyor ve sunuyor. Antep fistikli olanda Antep'den fistikli dondurma yaziyor:) Ben ustune tanimiyorum.

Bunun disinda Roma'nin heryerinde gorulebilecek Blue Ice dondurmacinin da dondurmalari bence cok basarili. Gerci kalitesinin subeden subeye degistigi soyleniyor ama ben ne zaman yediysem takdir ettim.

Kitaplarda ve yerel rehberlerde bahsi gecen ikinci dondurmaci ise San Crispino.Bunun da birkac subesi var denemedim ama denemek isteyenlerin bilgisine.


29 Nisan 2010 Perşembe

Fazil Say ve Roma

Sonunda yillardir gitmeyi beceremedigim Fazil Say konserine Roma'da gitme serefine erisecegim.

Mayis ayinda Fazil Say Auditorium bunyesinde 3 konser verecek. Santa Cecilia orkestrasi Turgan Sokhiev yonetiminde ve Fazil Say esliginde agirlikli olarak Cajkovskij calacak.

Ilgilenenler biletleri buradan alabilir.Konser bilgilerine de buradan ulasabilir.

29 Eylül 2009 Salı

Ureticiden tuketiciye pazari:)


Bu cumartesi yeni acilan pazara gittik. Malum Roma'da taze sebze meyve bulmak zor, bulunca da uygun fiyatla almak imkansiz nerdeyse. En azindan bizim muhitte.. Aslinda ben urun acisindan oldukca fazla secenek olacagini dusunurken yaklasik 4 ureticinin sebze meyve reyonuyla karsilastim. Meyve dersek nerdeyse yok gibi birseydi. Ama fiyatlar gercekten ucuz ve satilan urunler hem kaliteli hem de lezzetli. Sebze meyvenin disinda bir cok uretici yoresel bal, peynir, ekmek, salam, sucuk, makarna soslari, ev yapimi makarna satiyordu. Biz sanirim bu hafta yine bir ugrariz, daha 2 haftadir acik oldugunu varsayarsak urun yelpazesi genisler diye umuyorum.







4 Eylül 2009 Cuma

Yaz bitti mi?

Eylul ayi geldi catti, Roma hala sicak, bazi restoranlar hala kapali ama sehir doldu, trafik geri dondu. Ben de geri dondum..

Yine korkunc sevimsiz bir Temmuz ve Agustos ayi ne mutlu ki geride kaldi. Restoranlarin bazilari hala kapali acik olanlarda ise hayat yok. Burda insanlar nasil egleniyor, naapiyor belli degil, buranin tek eglencesi restoranlarda yemek yemek yada aperatif almak sanki. Daha soyle yemekten sonra gidilecek, ickini yudumlarken dansedebilecegin, diskotekten hafif, bardan agir bir bir yer bulabilmis degiliz.
Is arkadaslarimla cikip yemek yedikten sonra yuruyus yapalim dedik dun, etrafta in cin top oynuyor, saat 22:30. Nerdeyse sokakta fisildasacaktik ahali uyanmasin yada rahatsiz etmeyelim diye. Ya da haftasonu yaptigimiz Piazza Navona ve Trastevere ziyaretleri .. Yemek ye, bir barda oturarak sohbet ederek ickini ic ve evine don seklinde sonuclandi. Dansedebilecegin diskotek tarzi yerler de 18 yas alti gururumuz genclerle dolu.. Mumkun mu gercekten soyle guzel ortamli hem dans edecegin, hem ickini icecegin, yorulunca dostlarinla iki laf edebilecegin yerlerin olmamasi italya'nin baskentinde?
Hadi ben yine cok yasamadim ogrenemedim desem, is arkadaslarim, ki iclerinde birkaci dogma buyume Roma'li, onlarinda bir onerisi olamiyor bu is sonrasi cikmalarimizda.. Insanlar ev is ev, yada ev is restoran ev seklinde yasiyor. Burda nasil eglenilir, nasil stres dagitilir bilen var mi??
Allahtan su ara konserler artti, onumuzde heyecanla bekledigim bir flamenko festivali bir de Ekim'de baslayacak olan Jazz festivali var. Bir de araya sikistirilmis bir Rossini haftasi.. Her 3u icinde biletlerim elbetteki hazir, sirada sadece beklemek var.
Jazz festivalinde benim bildigim 2 muhtesem isim, Diana Krall ve Richard Galliano, ikisini de sabirsizlikla bekliyorum. Flamenko festivali ise dans ve konser olarak ayrilmis yanilmiyorsam bir de work shoplar var. Ben simdiden dans gosterilerine biletlerimi aldim.
Agustos ayini da kapatmamiza ragmen Roma'nin yazini hala kapatabilmis degiliz, hava sicakligi (hissedilen) hala 36'larda, nemden bahsetmek bile istemiyorum.. Serin Iskocya tatilimizden donerken daha serin hayallerimiz vardi Roma icin. Oysa disari adim atilmiyor, ne gece ne gunduz, insan oturdugu yerde terliyor, uyku uyunmuyor, surekli bir bitkinlik, huzursuzluk hali.
Iskocya'ya gelirsek,
5 gun Edinburgh, 4 gun Glasgow tatilim bekledigim gibi muhtesem gecti. Dogasi ve insanlarina hayran kaldim. Sanirim dolastigim hic bir ulkede bu kadar sicak, yardimsever ve kibar insanlara rastlamamisimdir.
Edinburgh'da gittigim donemde uluslararasi sanat festivali olmasi, tarihi yapisi ve kalabalikligi sanirim sehri daha cok sevmemi sagladi. Glasgow daha cok Milano gibi, oldukca modern, cosmopolit, bana gore biraz da soguk.
Edinburgh'da 3 gunu sehre ayirdiktan sonra organize tur sirketlerinden biriyle 2 ayri gun iskocya golleri ve cevresini dolastim. Grayline tur sirketinden cok memnun kaldik, hem rehberimiz son derece bilgiliydi, hem otobusleri rahatti, hem de otelinden alip oteline birakan tek acenteydi. Turlardan birinde Inverness'e kadar ciktik otobusle. Aslinda turun amaci Ness golunde (Loch Ness) tekne turu ve otobusle cikarken de belli yerlerde durmak dinlenmek, fotograf cekmek vs idi. Tum tur 12 saat surdu, bunun abartisiz 8 saati otobus icinde. Cok yer gordum ama bir cogunu otobusun penceresinin arkasindan.
Loch Ness, canavariyla unlu olan bir gol, suyu oldukca karanlik,loch ness de zaten siyah gol demekmis, iskocya'nin havasida oldukca gri oldugundan aslinda oldukca kasvetli bir havasi var. Yerlileri bu arada bir kendini gosteren canavara cidden inaniyor galiba. Tekne turunu da pazarlarken canavar gorebilirsiniz diye pazarliyorlar. Tabi biz fotograflarda gorduklerinizden baska birsey gormedik, hatta o kadar hareketsiz bir geziydi ki onun yerine gol kenarinda turlamadigimiza uzulduk.
Loch Ness gezisinin disinda bir de Rosslyn Chapel gezisine ciktik, bu gezi daha dar bir alanda, daha uzun molalar vererek gecti ve icimize sindi.
Edinburgh'da bakinca aslinda cok da fazla fotograf cekmemisiz, gezilecek baslica yerler, Edinburgh kalesi, National Museum (Avrupa'daki digerleriyle karsilastirinca muze olarak oldukca fakir kaliyor aslinda), bizim bagdat caddesi gibi tasvir edilen, 1 senedir tam ortasindan gecen tramvay calismalari sebebiyle yurunemez hale gelen Princess street ve arkasindaki Rose Street & George street alisveris ve dukkanlar acisindan oldukca zengin. Bunun disinda Kale cevresindeki Royal Mile bolgesi de gormeye deger. Grassmarket dedikleri buyuk meydan ve cevresi ise bana gore oldukca vasat.
Yine kalenin altinda kalan parklar ise sakin yuruyusler icin mukemmel.
Restoranlara gelirsek, bizim en cok begendigimiz eski bir sato'dan bozma the Witchery oldu. http://www.thewitchery.com/. Servis ve ortam cok basarili, deniz urunu sevenlere tam bir cennet. Onun disinda biz genelde yerel Pub ve restoranlarda yedik, Mussel Inn diye bir restoranlar zinciri var, sirf deniz urunu calisiyorlar, midye, karides, tarak vs yemek icin basarili ama ben kazara makarna denedim, birinci cataldan sonra butun tabagi geri yolladim.
Edinburgh'dan sonra Glasgow'a gectik.

27 Ağustos 2008 Çarşamba

Agustos ve Olu Sehir Roma

Blogumuzun ana temasina yani Roma'ya geri donecek olursak:)
Agustos ayinda Roma'da yasanan traji-komik durumlari ozetlemekle baslayayim.
Butun arkadaslarima hep Agustos'ta Roma'ya gelinmez sakin aklinizdan bile gecirmayin diyorum. Dusuk sezonu Agustos olan kac sehir vardir arastirip bulmak lazim..
Gecen sene dogumgunumden baslayarak bu sene devam eden acikli durumlari genel olarak inceleyelim...
Gecen sene Roma'da ki ilk Agustos ayinda hem sicaklardan bayilip hem Alberto'nun teklifini hazirliyorduk. Klima alamadik cunku Roma'da klimayi takacak yada eve kadar getirecek adamlarin hepsi tatildeydi.. En kisa teslim zamani yaz sonuydu..
Dogum gunumde ise gidecek restoran bulamadik cunku tanidigimiz bildigimiz butun restoranlarin kapisinda tatildeyiz eylulde acacagiz yaziyordu.. Sonunda ne yaptik, acik buldugumuz ilk bara girip butun gece icip karpuz yedik.
Bu arada ben araba kullanma ozurlu oldugum icin ise hala otobus ve tramvay kullanarak gidiyordum. (hala ayni sekilde devam..) Agustos ayinda Roma'da sadece restoranlar izne gitmiyor, otobus soforleri de izne gittiginden otobus seferleri de nerdeyse yariya iniyor. Dolayisiyla ise gitmek icin evden 1,5 saat once cikmak gerekiyor. Istanbul icin serviste uyuyarak gecirilen bu vakit fazla yurek sizlatmasa da Roma'da gunes altinda otobus beklerken gecirilen vakit cehennem civarlarinda gezmeyi andiriyor.
Bu sene ki maceralarimiz ise gecen seneden beter.. Ama klimamiz var..
Burasi oyle bir yer ki bazen Avrupa'da bir sehirde miyim yoksa kimsenin el uzatmadigi gelismislikten uzak bir koyde mi yasiyorum bilemiyorum.
Burda yilin her zamani Metrolar aciklama yapilmaksizin yarim saatte bir gelebilir, Metro B icinde klimasiz 40 derece sicakta yolculuk edilebilir, otobusler vaktinden once kalkabilir ama asla vaktinde gelmez, otobuslerinde icinde soforun yaptigi ralli sebebiyle yasli ve engelliler yere dusebilir, sofor laf soylenince sinirlenebilir.. Bunlarin hepsi normaldir..
Agustos ayinda ozellikle nerdeyse tum restoranlar, sinemalar, kuaforler, guzellik merkezleri, eczaneler, spor merkezleri, aliveris merkezlerindeki bazi dukkanlar, kitapcilar, pastaneler bir ay boyunca kapali kalabilir.
Sehir bombos, sokaklar bombos.. Sadece turistik yerlerde turistler.. Acikcasi denemedim ama muzeleri kapatiyor olamazlar herhalde... Kapatsalar da aslinda Roma'da acik alanda yuruyerek gezilecek o kadar cok yer var ki sanirim turistler hic bir sekilde hayal kirikligina ugramazlar.. Olsa olsa dukkanlarin neden cogunun kapali olduguna anlam veremezler..
Italyanlar Roma'nin bu sessiz durumuna alismis, ben alisamiyorum.. Agustos bitsin artik tahammul edemiyorum

9 Eylül 2007 Pazar

La Notte Bianca

Cumartesi aksami ilk defa Roma'nin unlu Beyaz Gece'sine sahit olduk...
Ben etkilendim aslinda Roma'nin merkezinde sayisiz konser alani, sayisiz gosteri ayarlanmis. Her yer insan seli... Butun dukkanlar, restoranlar sabaha kadar acik..Bodrum'un barlar sokagindan beter:) Yerlisi, yabancisi.. Herkes cikmis sokaga, ellerinde program takipte..

Gece 22:00 den sonra butun tasima araclari ucretsizdi. Bizim hedefimiz Piazza Venezia'da yapilacak tango showuna yetismekti. Saat 20:30 gibi evden ciktik, metroyla Colosseo'ya vardik, ordan insan seliyle birlikte Piazza Venezia'ya dogru yuvarlandik. Gozlerim heryerde bizim seyyar koftecilerden, simitcilerden, misircilardan aradi durdu.. Ben de normal degilim tabi:) Dedim ah simdi Istanbul'da olsak..Sonra seyyar araclarda olmasa da bufelerin onunde hamburger koftesi pisirdiklerini, sokaklarda legenler icin bira ve su saatiklarini da gordum de rahatladim:)

21:00 de programladiklari Tango gosterisi 22:30da basladi. Orkestra sahaneydi. Danscilar orta karar, fakat ustunde konusulmasi gereken ve hepimizi agzi acik birakan esas olay, danscilarin g-string ile sahneye cikmalariydi. Hayatimda ilk defa bir tango gosterisinde boyle ucuz , basit ve anlamsiz kiyafetlerle karsilastim.
Tango gosterisinin rezaletinden sikilip birkac konser gezelim dedik, onlarda pek eglendiremedi bizi.. Konserlerin kalitesi de asagilarda geziyordu. En son kendimizi bir bara atip birseyler ictikten sonra bir de Eur'da yapilacak havai fisek gosterisine gidelim dedik. Oda 22.30daydi ama nasilsa gec baslar dedik, dogru tahmin etmisiz saat 12:30 da gosteri basladi. Biz yorgunluktan golun ustunden seyredemedik ama yaklasik 30 dakika surdu patlamalar..
Sonuc olarak organizasyon dolu ama icerik olarak bostu. Tabi ortam cok renkli ve hareketli oldugundan benim yinede hosuma gitti. Seneye bir daha giderim kesin:)

30 Ağustos 2007 Perşembe

Modena'da Turk bakkali:)

Evettt gunun en anlamli haberi uye oldugum gruptan geldi:)

Modena, Bologna yakinlarinda bir sehir, bir Turk bakkali varmis. Ve telefon edince siparisinizi yolluyormus. Adres ise soyle tarif edildi, sonra arayip tam adresini de alacagim bilahare:)

Eger otobandan gidiyorsaniz, Modena Fuar cikisina girdikten sonra Metro Grosmarket tabelalarini takip etmeniz gerekiyor. Bu marketin karsisinda DHL'in yeri var. Bunun hemen yaninda Baskayalar isimli Turk marketi var. Sira sira dukkanlardan bir tanesi.
Tel: 0598860250, 0598869283

Tulum peyniri, Turk kahvesi, dolmalik biberleri, sucugu vetam yagli beyaz peyniri denenmis ve begenilmis.

Telefonla gorustukten sonra detaylari verecegim:)

27 Ağustos 2007 Pazartesi

Haftasonu

Haftasonu belki de cumartesi dogum gunum olmasi sebebiyle cok eglenceli ve huzurlu gecti. Ben dogum gunlerine ozen gostermeye calisirim, hatirlayabilmek icin ozen gosteririm. Ama kendiminkine gelince sira neden bilmem satafatli kutlamalar istemem hic. Gecen sene 30'uncu yas gunumu kutlamak icin bir parti yaptik ve sanirim hatirladigim tek parti oldu bu. Benim balik hafizam beni yaniltmiyorsa tabiki...
Bundan sonra bir de 40 yasimda filan yaparim belki.
Bu dogumgunumde sessiz sakin ve huzurluydu, tam benim sevdigim gibi.. Ben seviyorum diye esim Roma'nin en iyi Cin lokantalarindan biri oldugunu ogrendigimiz Hang Zhou'ye goturebilmek icin butun telefon basinda rezervasyon yapmaya ugrasti. Ancak surekli mesgul caldigindan gidelim restorana, kapida isim yazdirir bir aperatif almaya filan gideriz dedik. Restorana bir geldik ki kapi duvar.
Italya'nin Ferragosto'sunu bilmeyenler icin:
Ferragosto 15 Agustos'ta sadece Italya'da kutlanan bir bayram.Kutlanan baska bir yer varsa lutfen bana yazin:) Antik caglardan gunumuze kalmis, Roma'da dogdugu soylenen bir hasat bitimi kutlamasi. Yaz aylarinin bitmesi,ciftcilerin satis yapmaya baslamalari ve calismalarinin sonunda dinlenmeye baslayacak olmalari kutlaniyor.
Benim bugune kadar gordugum tek kutlama Italya'da hayatin en az 2 hafta sureyle durmasi, supermarketlerin, sinemalarin, restoranlarin, barlarin ve dukkanlarin kapanmasi, tatile girmesi oldu. Yani en azindan buyuk sehirlerde Ferragosto kutlamasi diye adlandirilan sey herkesin tatile gitmesi demek.Isyerleri bile zorunlu tatil veriyor calisanlarina ve kapaniyor. Sehir bosaliyor, ferragostodan haberi olmayan ve italyaya bu donemde gelmek hatasini yapan turistlerle basbasa kaliyor.
Iste bizim Cin restorani keyfimiz de boylece Ferragosto'ya yenik dustu. Tabi ki baska restoranlar da vardi acik ama biz o kadar istemisiz ki Cin yemegi canimiz baska yere gitmeyi cekmedi. Ve sonucta kendimizi klimali sirin bir bar'a atip soguk iceceklerimizi yudumlayarak dogum gunu kutlamami tamamlamis olduk:)

12 Haziran 2007 Salı

Roma`da Turistik bir haftasonu

20 senelik ortaokul arkadasim Roma`ya ziyaretimize geldi bu haftasonu. Benim Roma`da gecirdigim en guzel haftasonu oldu dolayisiyla:)
Biz surekli ev derdiyle ugrastigimizdan, henuz turistik gezilere baslayamamistik Roma`da. Lerzan sayesinde ende kafamizda planladigimiz birkac yeri gormus olduk.
Oncelikle her hafta konser dinlemeye gittigimiz Auditorium`un rehberli gezisine katildik. Burasi son senelerde yapilmis cok buyuk bir muzik kompleksi.

Projelendirilmesi icin bir ihale acilmis ve Renzo Piano bir cok ustunluk ile projeyi kapmis. Projenin icinde 3 buyuk konser salonu, bir cok prova odasi, 2 buyuk park ve seminer odasi mevcut. Alan dahilindeki binalarin koridorlari bile ses akustigi acisindan uygun sekilde tasarlanmis. Ayrica 3 ana binanin tam ortasinda yaz aylarinda kullanilmak uzere bir de acikhava tiyatrosu insa edilmis. Kompleksin insasi sirasinda ortaya cikan kalintilarda kompleksin koridorlarindan yururken camekanlar ardinda izlenebiliyor.


Bizim bugune kadar gittigimiz konserler hep 2 konser salonunda yapildi. Henuz buyuk salona hic girmemistik. Ilk defa gezi sirasinda iceri girdik ve girmemizle agzimizin acik kalmasi bir oldu. Bugune kadar bir cok konser salonu gordum ama modernleri arasinda beni bu kadar sasirtabilen hic olmadi. Burada konser seyredebilmek icin sabirsizlaniyorum.
Bir de Lerzan`in geldigi ilk aksam muhtesem pizzalarimizi Don Pachino`da yedikten sonra nefes alamaz hale geldigimiz icin yuruyuse ciktik. Testaccio civarlarinda yururken bir baktik daha once sansa acilisina katildigimiz sergi aksamin 11inde yine acik. Roma`nin inanilmaz gelisimi bu olsa gerek, gece 12 de sokaklarda insanlar var, her yer civil civil , restoranlarin mutfaklari geceleri istedigin saate kadar acik. Venedik`ten aliskin olmadigimiz bir sey bu. Aksam dokuzbucukta bir restorana girerken soruyoruz birbirimize ayyy kapatmamislardir insallah diye..

Bahsettigim sergi Roma`nin antik zaman mezbahasinin icinde. Inanilmaz bir teknolojisi var. Biz daha once orayi gezmemize ragmen dikkat etmedigimiz bir suru detay oldugunu farkettik. Mimar arkadasinla gezmenin faydalari da bunlar herhalde:)

Hayvanlari asip binadan binaya kaydirdiklari kizaklar ve kancalar gercekten insanin tuylerini urpertiyor.

Sergi bir garipti aslinda icinde bulundugun binanin icinde yasanan vahseti anlatircasina siddet doluydu. Ben hic hoslanmadim gorduklerimden. Ama tabi arkadasimla gezmek dolasmak onun gozleriyle tekrar bakmak cok guzeldi. Keske daha cok kalabilseydi...

4 Mayıs 2007 Cuma

Turkce dergi online

Istanbul`da sevdigim dergilere italyadan uye olma planlari yaparken doner donmez belli basli dergileri interneten okuma imkani oldugunu kesvettim.
Emecmua sitesine ucretsiz uye olduktan sonra bazi dergileri ucretsiz bazi dergileri de buyuk indirimlerle okuyabiliyorsunuz.
Biz gurbettekilere ilac gibi gelecek bir uygulama, ben cok mutlu oldum gorunce, zamaniniz olursa bir goz atin derim.

16 Nisan 2007 Pazartesi

Ev kiraladiktan sonra....

4 gecedir yeni evde uyuyorum. Gerci su an icin ev demeye bin sahit ister…Bu gidisle sanirim 2-3 hafta daha ev kosullarini saglayamayacagim.

Eve ilk gittigimiz aksam elektrik baglanmis ancak avizeler takilmamisti. Dolayisi ile banyo haric karanliktaydik. Toz toprak dolu evin icinde hayalimiz dus alip yatmakti. Baktik ki aslinda termosifon calismiyor. Tamam dedik hemen moralimiz bozulmasin herhalde anahtarinda bir sorun var. fakat sonrasinda ogrendik ki kazanin ici yarisina kadar kirecle kaplandigindan calismazmis zavalli termosfon. Bu arada tuvalet de bir yerlerinden su kacirmaya basladi ek olarak. Banyonun ici su doluverdi birden.

Romanin en buyuk sorunlarindan biri bana gore sularindaki kirec. Soylediklerine gore italyanin en temiz suyu Romadaymis, ancak ben ne tadindan hoslandim ne de iceceklerde kullanmaktan. Residence`de kalirken musluk suyu ile cay yaptigimda uzerinde igrenc bir kopuk tabakasi olusuyordu, onceleri anlayamadim neden, cay degistirdik filan bana misin demeyince anladik ki asil problem suymus. Sonra sise suyu almaya basladik, kopuk sorunu da halloldu. Bircok kisi ve restoran evin giris vanalarina bir system kurdurarak kirec sorununu kokten cozuyormus. Ayni sistem evin icine baglanan musluklarla icme suyu da veriyor. Hemde istersen, ilik, soguk hafif gazli filan seklinde secenekleri de oluyor. Bu sistemin yaklasik fiyati 2000-2500 euro arasinda degisiyor. Hayat boyu kullanim olanagi sagliyor. Ama ne yazikki bizim apartmanin suyu ortak oldugu icin biz istesek de kurduramiyoruz.

5 gundur yasayip gorduklerimiz kiraladigimiz evden beklenmeyecek aksiliklerdi. Tamamen restore edilmis diye bize kiralandiginda farkli seyler hayal etmistik. Simdi iyice bakinca panjurlarinin tam kapanmadigini, duvarlarinin, tavanlarinin ve inanilmaz ama yerlerin bile yamuk ve dalga dalga egimli oldugunu gorduk. Ayrica tavana avizeleri asarken tavandan parcalar kopup dusuyor ustumuze. Gerci sorarsaniz simdi cevap veremem bunlari bilsen kiralamaz miydin evi diye, bilemiyorum… Sanirim kiralardim yine de… Tabi hayatimda hic duz dursun diye salon bufesinin ayagina karton sikistirmadim, genelde restoranlardaki masalarda tecrubem vardir,.

Bir de duvarlarin boyalari olayi var tabi, guzel beyaz diye biz ona da dikkat etmemisiz aslinda. Mutfak duvarlarini sanki gazette kagitlarini burusturup boyaya batirip oyle boyamislar.Hepsi yol yol, bazi yerleri acik kalmis, butun surtunme izleri ortada. Ben yapsam 3 kat iyisini yapardim kesin.

Burda bu tip tamir isleri cok pahali ve sanirim o sebepten calisma izni olmayan ve konuyla ilgisi olmayan insanlar bu isi yapiyor normalden daha ucuza insanlarda dogal olarak nasilsa kiralayacagiz diye umursamiyorlar isin kalitesini. Biz 6 avize asmasi ve ocagi gaza baglamasi icin gelen adama 130 Euro odedik. Istanbulda nerdeyse o fiyata evini tamir ettirirsin. Avizeleri de ben takardim aslinda ya, boyun ve gucum yetmiyor maalesef…

Su an evin durumu yaklasik olarak boyle. Tabi bu anlattiklarimin icine yaklasik 80 tane de acilmamis koli eklemeniz lazim. Yerleri gunde 2 kere silmeme ragmen, her gece yattigimda komidinimin uzerinde 1 karis toz bulup alerjiden burun deliklerim tikanmis olarak uyaniyorum. Ama yine de iyiyim, sanirim residence de yasamaktan cok daha iyi. Su an sicak su var, bir de umudum..

27 Mart 2007 Salı

Biz nerelerde ev aradik?

Istanbul`da daha once sirasiyla Goztepe, Cihangir, Macka ve Serencebey`de oturdum. Roma`da oturmayi dusledigimiz yer de yine merkeze yakin, isyerlerimize arabasiz da ulasabilecegimiz, supermarket harici alisveris yapabilecegimiz, arkadaslarimizi davet edebilecegimiz ufak bir balkonu olan 2 oda bir salon bir evdi.
Bir Cumartesi ve pazarimizi arkadaslarimizin onerdigi bolgeleri gezmeye ve bize uygun olan sokaklari not almaya harcadik. Tabi bu haftasonunu gerceklestirmeden once kendimize uzun zamandir planladigimiz gibi tasinabilir yol bulucu yani TOMTOM ONE EUROPE aldik. Bir suredir arastiriyordur ve Avrupa hariasini da kapsayanlar arasinda en iyisinin bu marka olduguna karar verip kendimize hediye ettik. Zaten onsuz gezmek imkansiz olacakti.

Kazanan bolgeler soyle:
· Monteverde : Nuovo: Bizim favori bolgemiz oldu. Oncelikle cok yesil ve cok sakin bir yer. Evlerin neredeyse hepsi en fazla 4 katli. Cogu bahceli yada genis balkonlu. Sehrin icine Piazza Argentina`ya varan tren burdan geciyor. Ayrica haftaici ve cumartesi gunleri kurulan bir sabit pazari da var.
Vecchio: Monteverde Nuovo`dan biraz daha rahatsiz buranin ulasimi ama yinede bazi bolgeleri eger cok uzaklasmazsaniz yurume mesafesinde trene ulasim kolayligi sagliyor. Villa Pamphili ozellikle buyuk bir parkin yakinlarinda oldugundan yesilligi bol ve huzur dolu. Bir de Quattro Venti bolgesi var , buradaki tren istasyonu yine bu bolgedeki evleri kolay ulasilabilir hale getiriyor.
· Garbatella: Burasi bana gore Hansel & Gratel masallarinin gectigi buyulu bir yer. Aslinda cok vakit gecirme sansim olmadi ama sokaklarinda dolasirken sanki gozlerini kapatipbir daha acsan kendini biskuvilerle kapli evlerin arasinda bulacakmissin gibi geliyor. Gercekten buyulu bir havasi var. Fakat aciklidir ki eger ogrenci degilseniz maalesef size burda ev yok!! Biz arkadalarimiza sectigimiz bolgeler arasinda Garbatella`yi da sayarken daha basinda soylemislerdi orda hic ev yok, bulmaniz imkansiz gibi birsey diye. Hakikaten gormeye gidebilecegimiz bir ev bile bulamadik ne yazikki. Buyulu olmasinin disinda ulasimi da cok kolay. Garbatella Metro duragi adi ustunde burdan geciyor.
· San Giovanni: Bu bolge sectigimiz digger bolgelere gore aslinda en az yesili olan bolge. Fakat neredeyse her sokagi metro istasyonlarina yakin oldugu icin oturmak icin cok rahat olabilir. Bazi sokaklarindaki evleri cok guzel balkonlari ve teraslari var. Bu bolgede baktigimiz ilanlarda mobilyasiz ev yuzdesi biraz daha fazlaydi.
· San Paolo: Burasi universite bolgesi imis, biz yeni kesvettik. Fiyatlari gayet uygun ve ortami cok guzel, bir cok bar, restoran var, olabildigince de yesil aslinda. Buranin da bizim acimizdan problemi esyali kiraliklarin bol olmasiydi. Gerci pek ev bakmaya vaktimiz olmadi burada ama bolge olarak cok begendik.
· Piramide—Testaccio: Aslinda dusununce Roma`da bunca guzel yer varken neden adi bile duyulmamis yerlerden bahsediyorsun diyenleriniz olabilir. Hemen aciklayayim.. Roma`nin bilinen turistik bolgelerinde 30 metrekarelik esyalik kiralik evlerin kiralari 1500 eurodan basliyor da o sebepten.. Piramide Roma`nin en renkli bolgelerinden biri olan Testaccio ile komsu. Bilmeyenler icin Piramide de bir ana metro istasyonu bir deniz tarafina giden tren istasyonu, bir de direk havaalanina giden tren istasyonu bulunuyor. Yani cok merkezi. Buranin kusuru da cok islek bir cadde olmasi.Gunduz pencerenizi acinca araba sesinden kendinizi duyamayabiliyorsunuz. Artilarini ve eksilerini iyi hesaplamaniz gerekli. Bizi sorarsaniz biz burada oturmayi sectik, hem hareketli sosyal hayata yurume mesafesi, hem Roma kalintilarina 10 adimda ulasabilme mutlulugu, hemde tabiki tum ulasim araclarinin emrimize amade olmasi. Gelecek olan arkadaslarmiz ve ailelerimiz de boylece zorlanmadan turist hayatlarini yasayabilecekler, buda baska bir artisi tabiki. En guzeli de ben isime bir tren ve kisa bir otobus yolculugu ile ulasacagim. Secim size kalmis, bizden bu kadar!!

26 Mart 2007 Pazartesi

Roma`da kiralik ev nasil bulunur?

Romaya geldikten birkac gun sonra ev aramaya da basladik. Cok sansliyiz ki Roma`da yasayan bir kac arkadasimiz bize nerden baslamamiz gerektigini konusunda yol gosterdi. Bende size anlatayim. Tabi anlatmakla yetmiyor insan yasayarak ogreniyor. Ama birkac ipucu her zaman ise yariyor.
Oncelikle eger elinizin altinda baglanabileceginiz bir internet yok ise en buyuk yardimciniz her sali ve cuma gunleri yayinlanan PORTAPORTESE gazetesi olacak. Kim ne derse desin en fazla ve en kaliteli ilani biz bu gazetede bulduk. Ilerde degisir mi bilemiyorum ama Mart 2007 fiyati 1 Euro. Bu gazetede kucuk bir bolum kiralik evlere ait. Kiralik evler sayfalari da 400 euro alti, 800 euro alti, 800 Euro ustu vs diye ayrilmis.
Ayrica eklemek isterim ki bakacaginiz 20 ilandan sadece 1 tanesi esyasiz kiralik olacak. Burada tam bir esyali kiralik ev deliligi var. Esyali evlerin de sadece 10 tanesinde 1 tanesinin yuzune bakabiliyorsunuz.

Eger internet kullanma sansiniz var ise benim en cok yararlandigim siteler:
http://www.portaportese.it/
http://www.casa.it/
http://www.soloaffitti.it/
http://www.mioaffitto.it/
http://www.tecnocasa.it/

Ayrica ilgilendiginiz bolgelerde gezinilere cikip sokaklara asilan ilanlara da bakmak ise yariyabiliyor. Bir de her bolgede bulunan emlakcilara ugrayip ihtiyacinizi bildirmeniz faydali olacaktir, fakat bilmenizde yarar var ki buradaki emlakcilar Istanbuldakilere gore son derece ilgisiz. Oyle pesinize dusup surekli sizi aramalarini ve surda ev var burda ev var demelerini beklemeyin ve kendiniz butun enerjinizi ev aramaya yoneltin.

20 Mart 2007 Salı

Kiralamadan once...

Roma'daki evi portese`deki ilan araciligi ile buldum. Ilani emlakci verdigi icin emlakci ile gorustum sadece. Evi gorduk ve begendik, evden cikar cikmaz emlakcinin yakasina yapisip biz bu evi istiyoruz dedik. Emlakci bize kendi kendine sizin icin 50 euro indirebilirim dedigi icin bizde 50 euro dusugune tutariz evi hemen dedik.
Ama tabi anladik ki oyle hemen kimseye ev tutturmuyorlarmis. Once bir teklif sunacakmisiz. Biz Ahmet efendiden olma, x sirketinde , y sartlariyla calisan, cocuklu\cocuksuz cift olarak ki gelir belgelerimiz, kimliklerimiz ve kapora cekimiz ektedir; evinizi su fiyata kiralamayi talep ediyoruz seklinde bir dokuman dolduruyorsunuz.Biz de doldurduk. Dokuman tamamen resmi, hukuksal maddeleri de iceriyor. Oyle basit birsey degil yani. Is sonrasinda ev sahibinin inceleyip seni kabul edip etmemesine kaliyor. Bizim ev sahibimizin avukati varmis, allahtan bizi begenmisler. Fakat gelirimiz yeterli gorulmemis olunacak ki bankadan teminat mektubu alirsak evi bize kiralamayi kabul etmisler. Mecburen alicaz tabi. 2 gune kontrat icin gorusmemiz var. Bakalim basimiza daha neler gelecek...