
Bodrum tatilimiz bitti ve sonunda İstanbul'uma geldim. Sanırım ilk defa Bodrumdan İstanbul'a dönüyor olmak beni hüzünlendirmedi.
Bodrum bu defa bir çok hatırayı canlandırdı içimde. Neden bilmem attığım her adımda geçmişime döndüm tekrar tekrar. Hepsi güzel hatıralar.. Ben bile şimdi nasıl yaptığıma inanamasam da 2 sezon degişik otellerde animasyon grubunun tercümanlığı yapmışlığım var... Benim gibi nemrut adam ne arar animasyonda ben de kendime inanamıyorum....Hep gülerek hatırladığım güzel günlerim, arkadaşlarım, oda arkadaşlarım Çiğdem, Banu ve diğerleri... Hepinizi özledim, her neredeyseniz...
Bodrum, Yat klubunun karşısındaki Sünger pizza'da yemek, Yat klubünde Fatih Erkoç, tekne turu, aksamüstüne uzayan kahvaltılar ve bol sıcak ile yüreğimizde bu seneki yerini aldı. Geçen sene yaptığımız ve özlediğimiz bir çok şeyi yapamadık ve anladım ki hiçbir anın tekrarı yaşanmıyor.. Her güzel anın başka bir tadı var ve ne kadar planlasan da geçmişi bugüne kopyalayamıyorsun.
Bu defa İstanbul biraz buruk, eşimi Roma'da bırakıp gelmemin payı büyük..O gelemediği için üzgün, bende denize söyle bir doya doya bakamaz oldum... Bebekte Merve'den çıkıp kendimi kulelinin rüzgarına bıraktım.. Bodrum'da da aynı şeyi hissettim, ben yüzümü sıyırıp geçen boğaz rüzgarını özlüyorum, hemde delicesine....
Arkadaşlarımı özlüyorumö ailemi çünkü her geçen gün hayatlarımızda birşeyler değişiyor, yakalayamadığım birçok an fotoğraflarla hatıralanıyor ne yazıkki...
Mira gelecek..ben yokum.. Erin, Can, Duru büyüyor .. Beni tanımıyorlar...